Dağları diyorum
Dağları diyorum…
Koca koca kentler ve onun üzerinde yaşayan siz kentliler kucaklayamadınız dağları ve dağların çocuklarını.
Yüzünü dağlara dönenleri, ciğeri 3 kuruş etmez 3 adamın eliyle kurşuna boğdunuz.
Kardeşin kardeşi iktidar için boğazladığı, ecdadı olmaktan iftihar ettiğiniz Osmanlı’nın torunlarısınız.
Kardeşin kardeşi iktidar için boğazladığı, ecdadı olmaktan iftihar ettiğiniz Osmanlı’nın torunlarısınız.
Gücünüzü ölümden ve iktidardan alıyorsunuz.
Vazgeçemiyorsunuz öteki üzerindeki tahakkümünüzden.Rüyalarını başka bir dilde gören bir kavmi zorla kendinizle aynılaştırmak istiyorsunuz.
Dünyanın en büyük renkliliklerinden bir olan dil, sizin dünyalarınızda tehditten ibaret.
Renklerden korkuyorsunuz.
Renginiz yok sizin…
Siz siyahtan da karanlıksınız, bu yüzden ölümden başka hiçbir şeyi görmüyor gözleriniz.
Bu yüzden ölümü çağırmakta pek bi maharetlisiniz.
Dünyaya yeniden gelecek olsanız levazımatçı olmak isterdiniz.
Tabutların içine giren siz olmadığınız müddetçe çok seviyorsunuz.
Soluğunuz leş hayvanlarının soluğu ile aynı kokuyor.
Korkuyorsunuz.
Karanlıktan korkan küçük çocuklar gibi ışıltılı aydınlıklardan korkuyorsunuz.
Nesnelere ve eşyalara anlamları insanlar yükler.
Barışın hüküm süreceği bir dünya da işlevini yitirmiş bir eşya gibi ardiyeye atılacağınızdan korkuyorsunuz.
Teamülleriniz tehdit altında. Teamüllerinizin alt üst edilmesinden ve yıllardır söylediğiniz o yalanların altında kalmaktan korkuyorsunuz.
Vatan dediğiniz şeyin aslında sizin çek defterleriniz ve banka hesaplarınız olduğunu bugün bir kezde biz söylüyoruz.
Ve bizim için vatanın başımızı soktuğumuz evimiz, soframızda kaynayan tenceremiz olduğunu anladığımızda bize söyleyecek yalan bulamamaktan korkuyorsunuz.
Korkmakta haklısınız…
Artık istemiyoruz acı…
Artık istemiyoruz gözyaşı…
Çünkü ne Mehmed’in, nede Bawer’in kurumadı kanı.
Kucaklayamadınız!
Dağları diyorum…
Koynunda Mehmed’in ve Bawer’in uyuduğu…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder